23 Mart 2012 Cuma

ekşili topalaklar




                                        ekşili topalak))
                                         Malzeme
                                         250 gr kıyma
                                        1 baş soğan 
                                         1 yumurta 
                                         1 bardak ve fazlası un
                                           tuz karabiber

                                       patates 2-3 adet
                                       1 kaşık salça 
                                       yağ 2yada 3 kaşık


                                  Yapılışı Geniş bir kaba soğanı rendeleyin, kıymayı kırdığınız bir yumurtayı tuzu karabiberi karıştırın , üzerine un koyun yumuşak hamur kıvamında yoğurun ne sert nede yumuşak bir hamur kıvamına getirin
                                  Küçük yuvarlak toplar halinde şekiller yapın zemini un kaplı bir tepsiye koyun, maksat yapılan topların yapışmaması..

   Pişmeye hazır durumdaki toplarımız:) 
    derin bir tencere ye yağı kaoyup bir kaşık salçayı hafifçe kavurun küp olarak doğradığınız patatesleri atın üzerine su koyun 1-2 litre arası yeterli olur, kaynamaya başlayınca hazırladığınız topları tek tek koyun( koarken karıştırın korkmayın parçalanmaz) hepsini kattıktan sonra kaynatın patatesler pişince ocaktan alın.. 
       püf nokta:) unlu olduğu için toplar kaynarken suyunu çekebilir yemek o zaman üzerine biraz su ekleyip kaynamasını devam ettirebilirsiniz tuzu ve baharatı damak tadınıza göre ayarlayın:) 
    

Portakallı toplar

   Portakallı toplar:)            

                                                      Malzeme
                                   4-5 det portakalın kabukları
                                bir paket  bisküvi (istediğiniz bisküvi olur)
                                yarım bardak toz şeker
                                 Hindistan cevizi

   Yapılışı:) Yediğimiz portakal kabuklarını küçük küp şeklinde doğrayın, 4yada 5 kez kaynatıp süzün tekrar yıkayın tekrar kaynatarak portakal kabuğunun acısını yok edinceye kadar bunu tekrarlayın..
        Haşlanmış süzülmüş portakal kabuklarını bir tencerenin içine alın üzerine toz şekeri koyun suyu çekinceye kadar kısık ateşte pişirin .. bir kapta ufalanmış bisküvileri hazırlayın ,pişen şekerini ve suyunu içine çekmiş portakal kabuğunu içine atın kaşık yardımı ile karıştırın.
     Elinizle de yoğurduğunuz harçtan küçük parçalar alıp top haline getirin hindistan cevizi dökülmüş tabağın içinde altı üstüne hindistan cevizine bulayın...

               Servise hazır, çocukların seveceği küçük şekerlemeler Afiyet olsun
          

14 Şubat 2012 Salı

annelik

  Küçük kızım:)


    Daha düne kadar küçük, sevimli yaramazlıkları ile annesini bıktıran çocuklarımız; bir bakmışsınız çok çabuk büyümüş :) Sevgi ile üzerine titrediğimiz yavrularımıza hayatın tüm kötülüklerinden korumaya çalışırız..
      Hasta olmalarına canlarının acımasına katlanamayız.Hemen kendimizi suçlarız nerede yanlış yaptım da bu oldu diye..
   Anne ve Baba olmak demek karşılıksız sevmek demek..
                     Bu fotoğrafı kızım 2 yaşında iken çekmiştik nerede bir köpek kedi görse kucağına almaya çalışırdı ..Tavukları kovalardı arkalarından yumurtanızı verin diye bağırarak...
                 Oğlumda tıpkı ablası gibi hayvanları sever, ikisininde en gurur duyduğum tarafları hayvan sevgileri..
 Mutlu bir çocukluk gelecekteki sağlıklı neslin oluşmasında en büyük etken...

        Çocuklarımız her şeyimiz...
         

14 Aralık 2011 Çarşamba

Hobilerimiz

      Hobiniz nedir? Sık sorulan sorulardır, kişinin kendisini mutlu ettiği ve boş vakitlerinde kendisi ile yalnız kaldığı zaman olarak nitelendirdiğim bir kavramdır.
Kitap okumak, müzik dinlemek, farklı el işleri ile ilgilenmek diye sayabiliriz..
   Peki kaç kişi sevdiği bir işi yapmak için kendisine vakit ayırıyor yada kendisini mutlu edecek bir uğraşı yapıyor yada bulmakta zorlanıyor..Zorlanıyor dedim çünkü hoby olarak bir şey ile uğraşmak için, insanın öncelikle  yeteneğini ve kendisini tanıması gerekir.. ben bunu yaparım diyebilmeli, yaparken hem zevk almalı, devamını getirebilmeli...
    Ülkemizde ise bu ciddi bir problem diyorum ister erkek ister kadın olsun vaktini nasıl değerlendireceğini bilemiyor  ve bir de maddi boyutu var bu işin bu yüzden de vazgeçen çok insan oluyor..
        Kanımca küçük işler de yapabiliriz özellikle hanımlar farklı fikirlerin sunulduğu bloglar dergiler ile kendinize ait bir uğraş bulabilirsiniz:) Bizim hanımlarımız çok yetenekli dantel ,iğne, oyaları, dikiş, nakış vb el emeği isteyen işlerde mükemmel derecede başarılılar ve evinde boş oturan ev hanımı bulamazsınız:) El emeği ile yapılan her ne ise çok değerlidir bu yüzden yaptıklarınızı hafife almayın derim.Farklılık yaratmak kişinin kendi elindedir neden mi bunu söyledim,
     Sürekli ne yapıyorsun diye soranlara kendimce bir şeyler yapıyorum ve bununla mutlu oluyorum ve paylaşıyorum diyorum . Blog sayfamı ve dostlarımı bu yüzden çok seviyorum aynı sıcak düşüncede paylaşımcı insanları tanıdığım için de dünyanın en şanslı insanıyım diyorum:))
     
     

21 Ağustos 2011 Pazar

Ghotik hikayeler ve ben


               Alman'ların Ghotik hikayelere karşı olan sempatisi,cadıcılık,vampir kurtadam,büyücü ve hayalet ..Çocukken konuşmayı öğrenip arkadaşlar edindiğimde,sohbet konumuz  geçmişteki  korku hikayeleri idi , Almanya'da masal ve çizgi romanları hep bu hikaye konuları işlenmiş kitaplar elimizde olurdu okumayı öğrendiğimde ,ilk okuduğum Bruder Grimm masalları ve cadı masalları kitabıydı.Hadi canım demeyin Alman ilkokul hocamın 2. sınıfta verdiği kitaplardı ,o kitaplar sayesinde okumayı sevmişimdir.
     Bu hikayeleri birde gerçekmiş gibi anlatan afacan  arkadaşlarımın ağzından dinleyince geceleri yorganın altına girip korktuğum ve uyku tutmadığı günleri hatırlayınca çok gülüyorum.7 yaşından bu yana  bu tür hikayelerle büyüyen bir çocuğun hayal dünyası:)
            14 yaşında Türkiye'ye gelip yerleştiğimizde yarım yamalak Türkçe ile konuşulanları anlamak için çok çaba sarf ederdim.O dönemde de Türklerin ghotik hikayelerini öğrenirsin,Şeytan ,cin, yatır, ak sakallı dede,hayalet ve büyü
     Durun ya bunlar hikaye bazılarını duymadım ama duyduklarım saçma hikayeler.Anlatan mahallenin iş güzar sakini bir hanım olunca bende durum ,felç artık düşünemiyorum anlıyorum ama soramıyorum yeterli Türkçe yok.Anneme anlatmak istiyorum
   - Sonrada vazgeçiyorum bir daha teyzenin evine gidip çocukları ile oturmayacağım diye kendi kendime söz veriyorum...Bunların hepsi sıyırmış diyerekten .
     
           Ne meraklı milletiz diyeceğim ama her kültürün kendine ait korku hikayeleri vardır ama biz Türklerin ki inanın hepsine beş basar,Önlerinden gölge geçse ah ben şunu gördüm deme kapasitesi çok insan var. Bunların da yaşça sizden büyük olması ,eh büyüklere saygı erbabında ne derse inanırsınız.....
              Ghotik hikayeler insan hayal gücünde ve kitaplarında .Davet etmezseniz Vampir evinize giremez:P



       Çok sevimli bulduğum çizimler:)
       
       

20 Ağustos 2011 Cumartesi

Boş oturmak bana iyi gelmiyor:)

 Sıcak günler yavaş yavaş yerini serin havalara bırakıyor;Sonbahar mevsimi kendini göstermeye başladı ,soğukla aram hiç iyi olmamıştır ama sıcağı da sevmem.İnsan oğlu hiç bir şeyden  memnun kalmayız:) nankör dediğinizi duyar gibiyim ,baharı ,sonbaharı çok severim ,hava ne sıcak ne soğuk.Dört mevsim yaşadığımız bir iklime sahip olan ülkemizin bu yıl ki havanın artık 4 mevsimi unutun der gibi bir mesajı vardı sanki.İklim değişikliği bizlerin bünyesine de pek iyi gelmediği de açık ,
   Dünyanın dönme hızının binlerce yıldır SR'nın 7.8 devirde döndüğü ,fakat 1980 yılından beri artmakta olduğunu ,bugünkü değeri yaklaşık 12 devire ulaştığıve 13. devire ulaştığında duracağını söyleyen bilim adamları.

buradhttp://www.hayalayaz.com/forum/archive/index.php/t-2702.htmla ayrıntısı var:Bunu okuyunca ,artık ne zaman olur durur dünya tersten dönünce bizlere ne olur bilmiyorum.Ama yıllardır şu dünyayı yok oluşunu bir türlü bilen çıkmadı kıyamet koptu diyelim ben söylemiştim demesi için yaşaması gerekiyor o da mümkün değil.Laf çok konuşuyorlar bırakın top yekün yok olacaksa olsun ,acaba Amerika kurtarma kapsülü geliştirdi mi aklıma gelmiyor değil 2o12 filmini izleyince bir hafta yolların yarılıp her şeyi içine çekme sahnesini gözümün önünden gitmeyişini hatırlıyorum.Bende bugün yapacak bir iş bulamadım bu saçma şeyleri yazdım işte ......Havadan oluyor her şeyin suçlusu havalar:)))))

5 Ağustos 2011 Cuma

gelecek kaygısı

 

Gelecek kaygısı,kimin yok ki diyebiliriz.Gençlerimizde ,çocuklarımız da ise bu daha  fazla ,kaygı ve streste birleşince mutsuz,kaygılı bir gençlik yetişiyor.
      Oğlumun SBS sonuçlarına bakarken onun gözlerindeki tedirginliğini görünce çok üzüldüm.Anne ben iyi bir liseye giremezsem okuyamazsam diye korkuyorum demesi beni çok üzdü.Küçük yaşta çocuklarımızın bu şekilde gelecek kaygısı yaşamaları ruh sağlıklarını etkiliyor.İleride büyüyüp  bir birey oldukların da üstlerine  yüklenen sorumlulukları ile başa çıkabilmeleri için mutlu bir çocukluk geçirmeliler.
    Sürekli her yıl değişen eğitim sistemimizin kanayan yaranın durmaması gibi tekrarlayan problemlerin çözülememesi ,bundan en çok etkilenen çocuklarımız. Unutmayalım geleceğimiz çocuklarımızdır .
     En zor yetişen canlı insandır yemek ,barınma eğitim ve iş biz insanların o kadar çok düşünmesi gereken konuları var ama çözümü olmayan konular değil yeter ki isteyelim ,çözümü olmayan problem yoktur.